• Bursa 17° HAFİF YAĞMUR
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 13:10

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

Dini Bilginin Kaynağı!

Müslüman olarak bizler bir olan Allah'a iman edip, bizim için seçtiği hak din olan İslâm'a uymakla mükellefiz. Aynı zamanda dünya ve ahiret selameti için dinimiz İslam'ı doğru kaynaklardan öğrenip hayatımıza tatbik etmekle de yükümlüyüz.

Müslüman olarak bizler bir olan Allah’a iman edip, bizim için seçtiği hak din olan İslâm’a uymakla mükellefiz.
Aynı zamanda dünya ve ahiret selameti için dinimiz İslam’ı doğru kaynaklardan öğrenip hayatımıza tatbik etmekle de yükümlüyüz.
Öyleyse İslâm dinini nereden ve nasıl öğrenmeliyiz?
Ya da sahih dini bilgiye nasıl ulaşabiliriz?
Dinin bilgi kaynakları nelerdir?

Bilgi, Allah’ın ilim sıfatının bir tecellisidir. Yani bilginin kaynağı Allah’ın bizatihi kendisidir.
Yüce Allah dinini, Vahiy Meleği Cebrail (a.s) vasıtasıyla Peygamberimize, Peygamberimizden de biz kullarına bildirmiştir.
Vahyin bizi muhatap alan kısmı Kuranı Kerim’dir.
Peki, Kuranı Kerim’de herşey var mıdır?
Hani bazen sorarlar ya, Hocam bu konu Kuran’da yazıyor mu?
Elbette her şey Kuranda yok, yani herşey Kuranda yazmıyor.
Kuranı Kerim’de Rabbimiz bize ana ilkeleri bildirmiş, rahmeti gereği de bize kendi içimizden bir Peygamber göndermiş ve bizim için en güzel örnek olan Peygamberimize uymamızı istemiştir.
Öyleyse, Kuranı Kerim’den sonra Peygamberimizin sünneti yani sözleri, davranışları ve onay anlamına gelen takrirleri bizim için dini bilginin kaynağıdır diyebiliriz.
Daha açık ifadeyle sünnet, Kuranı Kerim’in hatasız yaşanmış halidir. Aslında Rabbimizin, Peygamber Aleyhissalatüvesselam’ın bazı kararlarına, daha iyisini yapması yönünde müdahale etmesi, geriye kalan kısmına onay verdiği anlamı taşır.
Ayrıca Peygamber Efendimiz de, bu dini yalnız yaşamadı. Çevresinde kendisine inanan Ashabı Kiram diye bilinen arkadaşları vardı. Onlar Peygamberimizi dünya gözüyle görüp iman eden ve tevhid mücadelesinde yanında destek olan bahtiyar insanlardı. Ashabı Kiram, İslam dinini bizzat Peygamber Efendimizden dinleyerek öğrendiler ve O’ndan görerek yaşadılar. Bilgi edinme açısından görmekle duymak arasındaki fark herkesin malumudur.
Sahabeden sonra gelen âlimler, Kuranı Kerim’i sünnet örneğiyle anlamaya çalışmış ve bu anlamaların bir kısmında da ittifak etmişlerdir. Eğer bu ittifak dinin sabitesi dediğimiz inanç ve ibadet alanında gerçekleşmişse artık onların söylediklerinin aksine bir görüş ortaya atılması caiz olmaz. Çünkü bu konular aklın veya bilimin ya da içtihadın konusu değildir.
İcma diye bilinen üzerinde ittifak edilmiş bu konulardan sonra üzerinde ittifak edilmeyen münferit fıkhı içtihatlar da vardır. Buna bütünüyle fıkıh da diyebiliriz. Fıkhi içtihatlar konusunda serbestlik vardır ama bilmeyen bir insan için alim birisine sormaktan başka da yapacak bir şey yoktur.
Çünkü Rabbimiz, bilmiyorsanız ehli zikre sorun buyuruyor. Yani Zikir Ehline…
Peki kimdir bu zikir ehli?
Kuranı Kerim’i ve Hadisi Şerifleri iyi bilen,
Bildiğini yaşayan ve samimi olan âlimlerdir.
Bu şartları taşıyan herkes dini anlayabilir yani içtihat yapabilir. Ancak ictihadın dinde bir değer ifade edebilmesi için ehlinden çıkmış olması ve yerinde yapılmış olmasına bağlıdır.
15 asırdan bu yana birçok Âlim, ömrünü dini anlamaya adamış ve anladıklarını kaleme alarak bizlere ulaştırmıştır.
Aynı şekilde günümüzde de birçok Âlim, geçmişten tevarüs ettiği ilmi müktesebatla bu ümmetin meselelerine çözüm aramaktadır.
Ya gerekli ilimleri tahsil edip bu eserleri bir usül çerçevesinde kendimiz inceleyerek hüküm vereceğiz ya da Ehli Zikre soracağız.
Tercih de, sonuçlarına katlanmak da bize kalmış..!

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yök, “Uluslararası Soykırım Ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Enstitüsü” Adıyla Bir Enstitü Kuracak

Hızlı Yorum Yap

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
5.359.728

VAKA

5.224.224

İYİLEŞME

49.071

ÖLÜM

135.504

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
177.833.450

VAKA

115.859.112

İYİLEŞME

3.851.736

ÖLÜM

61.974.338

AKTİF VAKA

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Mavera Haber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Mavera Haber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.