• Bursa 14° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 13:05

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

Vatan

Vatan,
Havasıyla, suyuyla, toprağıyla benimsenen, insanın aidiyet duygusuyla bağlandığı toprak parçasıdır.
Sadece toprak parçası mı?
Tabiki hayır!
Üzerinde huzur bulunan, geçmişin hatıraları ve geleceğin umutlarının aynı anda yaşandığı, baskı ve zulmün olmadığı, insani değerlerin kaynağıdır vatan!
Ana kucağı gibi insanı saran, Ana sıcaklığının hissedildiği, Anavatandır!

Vatan sevgisi, Yüce Allah’ın kalbimize koyduğu fıtri bir duygudur.
Hangimiz, doğup büyüdüğümüz, birçok hatıra biriktirdiğimiz, akraba ve atalarımızın bulunduğu topraklara ilgi ve sevgi duymaz!
Ya da, vatanından uzaklaştığında hasretle kavuşmayı istemez!
Peygamber Efendimiz de, doğup büyüdüğü Mekke’ye karşı ayrı bir sevgi beslemiş ve bu sevgisini Hicret esnasında söylediği şu sözlerle ifade etmişti,
“Ey Mekke! Vallahi sen, Allah’ın en hayırlı ve Allah’a en sevimli olan beldesisin. Senden çıkarılmış olmasaydım seni asla terketmezdim.”
Aynı şekilde Tebük Seferinden dönerken de, Medine’ye yaklaşınca “İşte bu iyilik ve güzellik şehri Tabe’dir. Bu da Uhud’dur, öyle bir dağdır ki, O bizi sever biz de O’nu severiz” diyerek Medine’ye olan sevgisini dile getirmişti.
Evet, insan vatanını sever ve her sevdiği gibi O’nu da korumaya çalışır. Hem de gerektiğinde canını bile seve seve feda ederek…
Vatanı korumak demek, sadece sahip olunan toprakları korumak değil,
O topraklar üzerinde yaşayan insanların dinini, canını, malını, ırz ve namusunu kısaca, bir milletin sahip olduğu maddi ve manevî tüm değerleri korumak demektir.
Bu mukaddes değerleri canı pahasına savunmanın karşılığı da makamların en yücelerinden olan şehitlik makamıdır.
Şanlı tarihimiz bunun birçok örnekleriyle doludur!
Bedir’den, Malazgirt’e
Çanakkale’den Dumlupınar’a hep aynı amaç, aynı hedef…
Allah’ın dinini yüceltmek ve İslam topraklarını düşman çizmelerine çiğnetmemek!
Sıradan bir toprak parçasını Vatan’a,
Sıradan bir bez parçasını Bayrak’a çeviren işte bu ruhtur!
Ne güzel ifade etmiş şair,
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kan’dır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır!”
Peki Vatan nasıl korunur?
Ya da Vatanı korumak için neler gereklidir?
Öncelikle, insanların hak, menfaat ve değerlerini paylaşarak yaşadıkları güçlü bir devlet gereklidir.
Güçlü bir devletin olmazsa olmazlarından biri, İmanlı, azimli ve kararlı insan gücü,
Diğeri de, bulunduğu dönemin en son teknolojisine sahip olma kaabiliyeti…
Bu yüzden Rabbimiz,
“Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı bir de sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği düşmanlarınızı korkutup caydırmak için kuvvet hazırlayın.” buyurmuştur.
Yani, dönemin en son teknolojisiyle donanmış ordu, savaş araç ve gereçlerini, aynı zamanda bunları üretip kullanacak insan gücünü her zaman hazır bulundurun.
Kardeşlerim,
Bu toprakları yurt edindiğimiz günden bugüne kadar millet olarak birçok düşmana birlikte göğüs gerdik. Mukaddes değerlerimize karşı yapılan saldırıları bertaraf etmek için savaş kaçınılmaz olduğunda erkek,kadın çoluk çocuk demeden göğsümüzü siper ettik. Bundan sonra da edeceğiz inşaallah!
Milli Şairimiz İstiklal Marşında bu gerçeği ne güzel dile getirmiş,
Arkadaş, yurduma alacakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın,
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın,
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın!

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin korona virüsle başarılı mücadelesini kitaplaştırdı

Hızlı Yorum Yap

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
5.059.433

VAKA

4.766.124

İYİLEŞME

43.589

ÖLÜM

293.309

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
159.305.473

VAKA

95.353.247

İYİLEŞME

3.312.199

ÖLÜM

63.952.226

AKTİF VAKA

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Mavera Haber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Mavera Haber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.